Kitap okuma alışkanlığı kazanmak için ilk gün uzun saatler ayırmanız gerekmez. Önce ilginizi çeken bir kitap seçip gün içinde tekrar edebileceğiniz küçük bir okuma aralığı oluşturun; başlangıçta on dakika bile uygulanabilir bir hedef olabilir.
Asıl güçlük çoğu zaman kitabı okumaktan çok, okumaya başlamaktır. Kitabı nerede tutacağınızı, ne zaman açacağınızı ve dikkatiniz dağıldığında ne yapacağınızı önceden belirlemek, her akşam yeniden karar verme yükünü azaltır.
Önce gerçekten okumak istediğiniz kitabı seçin
Uzun süredir okumuyorsanız ilk kitabınızı yalnızca çok satıldığı veya mutlaka okunması gerektiği söylendiği için seçmeyin. Merak ettiğiniz bir olay, sevdiğiniz bir dönemde geçen hikâye ya da zaten ilgilendiğiniz bir hobi daha rahat bir başlangıç sağlayabilir.
Kitabı almadan önce birkaç sayfasına göz atın. Cümlelerin akışı size uygun mu, anlatılan konuyu takip etmek istiyor musunuz, yoksa daha ilk bölümde kendinizi zorlayarak mı ilerliyorsunuz?
Kısa öyküler ve bölümleri birbirinden bağımsız kitaplar, zamanı parçalı olan kişiler için denenebilecek seçeneklerdir. Ancak kısa olan her kitabın kolay okunmadığını da hesaba katın; sayfa sayısından önce diline ve konusuna bakın.
Bir arkadaşınızdan ödünç almak veya kütüphaneden yararlanmak, farklı türleri denemeyi kolaylaştırabilir. Henüz hangi kitaplardan hoşlandığınızı bilmiyorsanız evde büyük bir okunacaklar yığını oluşturmak yerine tek bir kitapla başlayın.
Sayfa yarışı yerine küçük bir başlangıç hedefi koyun
Her gün elli sayfa okumaya karar vermek ilk anda motive edici gelebilir. Fakat yoğun geçen bir günün sonunda bu hedef gözünüzde büyüyorsa kitabı hiç açmamak daha kolay hale gelir.
Başlangıç için kendinize on dakika veya birkaç sayfa gibi küçük bir alt sınır belirleyin. Bu bir başarı ölçüsü değil, kitabı açmayı kolaylaştıran bir deneme olsun; keyif aldıysanız elbette daha uzun okuyabilirsiniz.
Süre ve sayfa hedefini aynı anda zorunlu tutmayın. Bazı kitaplarda bir sayfa hızla ilerlerken başka bir kitapta aynı sayfayı anlamak için durup düşünmek gerekir.
Okurken sürekli saate bakıyorsanız zamanlayıcı yerine bölüm sonunu kullanabilirsiniz. Bölümler çok uzunsa bir alt başlıkta ya da düşüncenin tamamlandığı paragrafta durmak daha rahat olabilir.
Okumayı gününüzdeki belirli bir ana bağlayın
“Boş vaktimde okurum” düşüncesi, o boş vaktin başka işlerle dolmasına açık kapı bırakır. Bunun yerine kahvaltıdan sonra, eve gelip biraz dinlenince veya akşam çayını hazırladığınızda kitabı açmayı deneyin.
Seçtiğiniz anın günlük hayatınıza uyması gerekir. Akşamları hemen uykunuz geliyorsa okumayı yatmadan önceye bırakmak yerine daha erken bir aralığa taşımak daha uygulanabilir olabilir.
Her gün aynı saat mümkün değilse aynı durumdan yararlanın. Örneğin öğle arasında yemeği bitirdikten sonra kalan kısa zamanı okumaya ayırabilirsiniz; burada önemli olan dakikasından çok başlangıcın sizin için belirgin olmasıdır.
Hafta sonunun düzeni farklıysa ona ayrı bir yer açın. Hafta içindeki planı birebir sürdürmek zorunda değilsiniz; evden çıkmadan önceki sakin bir aralık da işinizi görebilir.
Kitabı ulaşılabilir, telefonu biraz daha uzakta tutun
Okumak istediğiniz kitap kapalı bir dolapta, telefonunuz ise elinizdeyse hangisine yöneleceğinizi tahmin etmek zor değildir. Kitabı sık kullandığınız koltuğun yanında veya çantanızın kolay ulaşılabilen bölümünde bulundurun.
Okuma süresince telefonu başka bir yere bırakmayı deneyin. Sürekli ulaşılabilir olmanız gerekiyorsa gerekli kişilere açık kalacak biçimde bildirimlerinizi düzenlemek, her uyarıda başka bir uygulamaya geçmenizi sınırlayabilir.
Özel bir okuma köşesi kurmanız şart değil. Metni rahat gördüğünüz bir ışık, oturabildiğiniz bir yer ve kitabı koyacak küçük bir alan başlangıç için yeterlidir.
Ortam sessiz olamıyorsa daha sakin bir saat seçmeyi deneyin. Müzikle okumak bazı kişilere uygun gelirken bazılarını yorabilir; hangi ortamda metni daha rahat takip ettiğinize bakarak karar verin.
Okuduğunuz yerde kalabilmek için kısa notlardan yararlanın
Kitaba birkaç gün ara verdiğinizde karakterleri veya son anlatılan konuyu hatırlamak zorlaşabilir. Ayracın üzerine tek cümlelik bir hatırlatma yazmak, geri döndüğünüzde sayfalarca başa dönme ihtiyacını azaltabilir.
Örneğin “Ana karakter yeni işe başladı, kardeşiyle konuşması yarım kaldı” gibi basit bir not yeterlidir. Bilgi veren bir kitapta ise son bölümde aklınızda kalan soruyu kaydedebilirsiniz.
Her sayfanın altını çizmek veya ayrıntılı özet çıkarmak zorunda değilsiniz. Not tutmak okumayı ağır bir ödeve dönüştürüyorsa yalnızca gerçekten hatırlamak istediğiniz bir fikri seçin.
Sarmayan kitabı bırakmakla okumayı bırakmayı ayırın
Bir kitabı yarıda bırakmanız, kitap okumayı sevmediğiniz anlamına gelmez. Konusu ilginizi çekse bile anlatım biçimi ya da o dönemdeki ruh haliniz kitapla uyuşmayabilir.
Kendinize birkaç bölüm deneme payı verin. Hâlâ devam etme isteğiniz yoksa başka bir kitaba geçebilir veya bu kitabı daha sonra dönmek üzere ayırabilirsiniz.
Aynı anda çok sayıda kitap açmak yerine bir ana kitap ve gerekirse farklı türde ikinci bir seçenek bulundurun. Örneğin uzun bir romanın yanında kısa öyküler okumak, farklı günlerde farklı bir tempoya ihtiyaç duyduğunuzda işe yarayabilir.
Bir gün aksadığında ertesi günün yükünü artırmayın
Bir akşam okumadığınız için ertesi gün iki katını bitirmek zorunda değilsiniz. Bu telafi düşüncesi, küçük bir arayı giderek büyüyen bir borca çevirebilir.
Sonraki uygun zamanda normal hedefinize dönün. Birkaç gün üst üste aksıyorsa kendinizi suçlamak yerine seçtiğiniz zamanın, kitabın veya hedefin size uyup uymadığını kontrol edin.
Basit bir takvimde okuduğunuz günleri işaretleyebilirsiniz, fakat boş kalan kutuları başarısızlık kaydı gibi değerlendirmeyin. Takvimin amacı hangi günlerde okumaya yer bulabildiğinizi görmek ve planı buna göre düzeltmektir.
İlk hafta için uygulanabilir bir deneme yapın
İlk gün kitap seçip okuyacağınız yeri belirleyin. Sonraki günlerde aynı günlük işin ardından kısa bir okuma aralığı deneyin ve bitirirken ayracınızı yerleştirin.
Hafta sonunda kaç sayfa bitirdiğinizden önce planın neden işlediğine veya nerede aksadığına bakın. Kitabı merak ediyor musunuz, seçtiğiniz saatte enerjiniz kalıyor mu, telefon sık sık araya giriyor mu?
İkinci haftada yalnızca zorlanan noktayı değiştirin. Her şeyi birden yenilemek yerine süreyi kısaltmak, okumayı daha erken saate almak veya farklı bir kitap seçmek yeterli olabilir.
Okuma alışkanlığının herkes için aynı sayıda günde yerleşmesini beklemeyin. Size uygun düzen, yoğun günlerde de geri dönebildiğiniz ve kitabı açmak için büyük bir hazırlık gerektirmeyen düzendir.